26 Mart 2014 Çarşamba

sony xperia z1 detaylı inceleme

1393707538_img0798.jpg

Akıllı telefon pazarındaki en güçlü modeller arasında yer alan Xperia Z1, pek çok özelliği ile bizden 10 üzerinden 8 aldı ve aldığı puanı hak ediyor. Ekranı ve ekran teknolojisi, kaliteli tasarımı, yüksek performansı, kamera ve kamera fonksiyonları, uzun pil ömrü ve suya karşı direnç göstermesiyle gayet beğendiğimiz Xperia Z1, tavsiye edilen satış fiyatıyla 2.199 TL civarında. Her ne kadar rakipleri arasında fiyatıyla gayet uygun durumda olsa da, Suya dayanıklı bir ürün için  Xperia Z1, eminiz bizler kadar sizler tarafından da beğenilecektir.

Özellikler

Bu liste Xperia Z1 ürününün ana özelliklerini ve işlevlerini içerir.

Kamera ve video

  • Atımlı LED flaşlı ve otomatik netlemeli 20.7 megapiksel kamera
  • Seri çekim modu
  • resim/film için HDR
  • 8x dijital yaklaştırma
  • Cep telefonu için BIONZ™ görüntü işlemci motoru
  • Önden görünümlü kamera (2 MP 1080p)
  • Coğrafi etiketleme
  • HD video kaydı (1080p)
  • Sony G Lens
  • Görüntü dengeleyicisi
  • Nesne izleme
  • Kırmızı göz engelleme
  • Çekim modu belirleme
  • Send to web
  • Smile shutter™
  • Mobil görüntü algılayıcısı için Sony Exmor RS
  • Süper Otomatik
  • Sweep Panorama
  • Temas odaklı
  • Dokunuşla çekim
  • Beyaz dengesi
  • Görüntü yakalama, desteklenen biçimler: JPEG
  • Görüntü oynatma, desteklenen biçimler: BMP, GIF, JPEG, PNG, WebP
  • Video kaydetme, desteklenen biçimler: 3GPP, MP4
  • Video oynatma, desteklenen biçimler: 3GPP, MP4, M4V, MKV, AVI, XVID, WEBM
  • Yüz saptama

Design and display

  • 5”, 16.777.216 renk, 1920 x 1080 piksel
  • Cep telefonu için Full HD TRILUMINOS™ Display
  • Cep telefonu için X-Reality™ resim motoru
  • Yüzle Kilit Açma
  • Hareket girişi
  • Lenste sensör
  • Batarya STAMINA modu
  • Dokunma hareketi: Çok dokunuşlu, 10 parmağa kadar desteklenir
  • Ekran resmi yakalama
  • Oluşturma
  • Döndür ve yaklaştır

Bellek

  • RAM: 2 GB
  • Flaş bellek: 16 GB'a kadar****
  • Genişletme yuvası: microSD™ kart, 64 GB'a kadar (SDXC destekli)

Önceden yüklenmiş uygulamalar

  • Google Chrome*
  • Google Play*
  • Google Sesli Arama*
  • Google'da arama*
  • Sokak görünümü ve Enlem özellikli Google Maps for Mobile*
  • Google Talk uygulaması*
  • Sony Select
  • Web tarayıcı (WebKit)



1393706258_img0741.jpg
 Ürünün yan kısımında,
1 adet micro sim girişi 
1 adet ekran kilidi tuşu
1 adet ses ayarlama tuşu
1 adet deklanşör tuşu 
mevcut durumda .
Sony'nin 2014'teki iddialı ürünlerinden bir tanesi olan Xperia Z1 Compact, inceleme merkezimizin yeni konuğu. Firmanın 2013'teki amiral gemisi Xperia Z1'in birçok özeliğinin aynen korunduğu ancak boyutlarının küçüldüğü telefon, 5 inç ve üzeri telefonların giderek yaygınlaştığı günümüzde 4.3 inçlik ekranıyla kompakt bir deneyim sunuyor.
Dikkat çekici tasarım
Z1 Compact'ın en güçlü yanlarından birini tasarımı oluşturuyor. Hem tasarım çizgisi, hem de malzeme kalitesi, kullanıcıyı özel hissettirebilecek türden. Cihazı yanlardan saran metal çerçeve ve arka kısımdaki cam kaplama tasarım, göz okşuyor. 137 gram ağırlığı, 4.3 inç değerde ekranı ve 9.5mm kalınlık oranlarının getirisi olarak tek elle rahatlıkla kullanılabilen telefon, sağ yan tarafta yer alan güç tuşu, ses açma kapama tuşları ve kamera tuşu sayesinde de kullanılabilirliğini artırıyor.
Biraz kalın görünse de, Z1 Compact'ın başarılı bir tasarımı var. Cihazın sol yan tarafında sim kart girişi (ki sim kartı takmak biraz uğraştırıyor), microSD kart giriş, kablosuz şarj için bir dock alanı ve şarj girişi yer alıyor. Cihazın 16GB sabit alanı var ve bunun yaklaşık 12GB'ını kullanabiliyorsunuz. Dock'u saymazsak diğer noktalar sert tasarım malzemesinin kullanıldığı kapaklarla gizlenmiş. Böylelikle hem tasarım bütünlüğü sağlanıyor hem de suya karşı önlem alınıyor. Kapaklardan biri açık kalırsa da ekranda bir uyarı beliriyor ve eğer kullanmıyorsanız açık kapakların kapatılması öneriliyor.
Suya ve toza karşı dayanıklı
Xperia Z1 Compact, Sony'nin suya ve toza karşı dayanıklı telefonlarından bir tanesi. IP58 sertifikasına sahip olan ürünün üst tarafındaki kulaklık girişinde herhangi bir kapak yer almıyor. Böylelikle kulaklık takmak istediğinizde sürekli olarak kapak açıp kapatma derdiyle uğraşmak zorunda kalmıyorsunuz. Ayrıca, cihazın altında yer verilen hoparlör de sudan etkilenmeden işini görebiliyor. Telefon, 1 metre civarındaki derinlikte yarım saat boyunca çalışmasını sürdürebiliyor. Böylelikle isterseniz su altında video da çekebiliyorsunuz. Camla kaplı olduğunu belirttiğimiz arka kısımda da 20.7MP G Lens'li ve ışıklı kamerayı görüyoruz. Sony, bu kamerayı ilk kez Xperia Z1'de kullanmıştı.

Android 4.3 ile gelen telefon, Sony'nin yakın zamanlarda satışa sunduğu telefonlarında kullandığı arayüzle karşımıza çıkıyor. Xperia Z1 Compact'ın menü tasarımı, geçişler ve kısa yollar oldukça akıcı. Ana ekranda, Sony'nin sıklıkla bahsettiği Walkman, Albüm, Filmler ve Sony Select başlıklarına yer verilmiş. Böylelikle telefonun iddialı olduğu müzik ve kamera özelliklerinin yanında uygulama marketinden de hem Sony'nin hem de diğer üreticilerin hazırladığı yazılımlarla göz atabiliyorsunuz.
Teknik detaylar
Gelelim biraz da teknik detaylara. Telefonun sahip olduğu 4.3 inçlik ekran, 1280x720 çözünürlük sunuyor ve 342ppi değerinde. Sony, son üst seviye Xperia modellerinde yer verdiği X-Reality ve Triluminos görüntüleme teknolojilerine Z1 Compact'ta da yer veriyor. Ekran, bu teknolojilerin de katkılarıyla net ve doygun renkler sunuyor. Ekranın dokunuşlara verdiği tepki zaten hoş. Üzerine bir de başarılı görüntüleme eklendiğinde işler daha da sevindirici oluyor. Z1 Compact'ın görüntü kalitesinin Z1'e gore daha iyi olduğunu da belirtmek istiyorum.
Xperia Z1 Compact, Qualcomm'un Snapdragon 800 serisi çipsetini kullanan telefonlardan bir tanesi. Bünyesinde 4 çekirdekli 2.2GHz değerinde Krait 400 işlemci, Adrenon 330 GPU'su ve 2GB RAM barındırıyor. Bu değerler, Sony'nin önceki amiral gemisi modeli Xperia Z1 ile tamamen aynı. Z1 Compact, an itibarıyla Android Market'te yer alan ve yazılımsal olarak destek veren bütün oyun ve uygulamaları rahatlıkla çalıştırabiliyor.
Z1'in kamerası
Xperia Z1 Compact'in dikkat çekici yönlerinden birini de kamera performansı oluşturuyor. Telefonun ön kısmında görüntülü görüşmeler ve selfie fotoğraflar için 2MP değerde, 1080p 30FPS kayıt yapabilen ikinci kamera ye alıyor. Bu kameranın çekim performansının gün ışığında iyi olduğunu söyleyebiliriz. Arka kısımda yer alan kamera ise, Sony'nin G Lens ve Bionz görüntü işleme motorunun kullandığı 20.7MP'lik flash ışıklı bir kamera. 1080p 30FPS değerde videolar çekebildiğiniz bu kamera, artık her telefonda yer almaya başlayan otofokus ve HDR gibi özelliklere sahip. Bunların yanında Sony'nin kamera yazılımları InfoEye, Süper Otomatik çekim modu, Facebook'tan paylaşım yapabileceğiniz Social Life, çektiğiniz görüntülere bir takım objeler ekleyebileceğiniz Ar Efekti ve ayarları kendiniz yapabileceğiniz Elle gibi seçenekleriniz bulunuyor.
Peki çekim kalitesi nasıl?
Compact'ın 20.7MP kamerası, özellikle gün ışığında tatmin edici sonuçlar veriyor. Çekilen fotoğraf ve videoların kaliteleri başarılı. Gece çekimlerinde de yakın mesafe çekimlerde flash ışığının yardımıyla güzel sonuçlar elde edebiliyorsunuz. Ancak ışık oranının düştüğü zamanlarda çektiğiniz fotoğraflar detay kayıplarıyla karşınıza geliyor.
Gelelim şimdi de müzik, yani Walkman tarafına. Bildiğiniz gibi Walkman, sadece Sony'nin değil, müzik sektörünün de önemli markalarından ve Sony, bu markayı yeni ürünlerinde ön plana çıkarmayı tercih ediyor. Walkman'in seçenekler kısmına adım attığınızda; ekolayzer, çeşitli ses efektleri ve kalite iyileştirmelerine kadar seçeneklerle karşılaşıyorsunuz. Sonuç olarak güzel bir sunum gerçekleştiriyor kulaklarınız için, ancak yüksek sesli müzik dinlemek isteyen kullanıcılara en iyi çözümü sunduğunu söyleyemeyiz. Bu konuda Sony'nin rakiplerini geçmesi için biraz daha çalışması gerekiyor. Bu arada Z1 Compact'ta FM radio da var.
Peki Xperia Z1 ile Z1 Compact arasında ne gibi farklılıklar var, kısaca bunlardan da söz edelim isterseniz.
Z1'de 5 inçlik 1080p ekran bulunurken, Z1 Compact'ta 720p değerde 4.3 inçlik bir ekran bulunuyor. Z1 170 gram ve 8.5mm kalınlığındayken, Compact ise 137 gram ağırlığında ve 9.5mm kalınlığında. Yine Z1'de 3000mAh bataryaya yer verilirken Compact'ta da 2300mAh değerinde batarya bulunuyor. Bunlar dışında geriye kalan hemen her özellik, iki telefonda da aynı.
NFC, Bluetooth 4.0, Wi-Fi, Miracast gibi özelliklerin de bulunduğu ürün, çıkarılamaz 2300mAh değerinde bataryaya sahip. Bu batarya size bir günlük kullanım ömrü sunuyor. Test ettiğim süreçte Compact'ın ikinci güne vardığında %25 civarı şarj seviyelerinde olduğunu gördüm. Bu bir günlük şarj süresince Stamina modu ve Düşük Pil modunun da aktif olduğunu belirtmeliyim.
Son sözlere gelecek olursak Xperia Z1 Compact, güzel tasarımı ve yüksek donanımıyla dikkat çeken bir ürün. Büyük ekranlı telefonları kullanmaktan hoşlanmayanların tercih edebileceği bu ufak boyutlardaki telefon, ülkemizde 1999TL fiyat etiketiyle satılıyor.

samsung s4 detaylı inceleme ve video inceleme

samsung s4 video ve detaylı inceleme

Son yıllarda Galaxy S serisiyle adından sıklıkla söz ettiren ve Android pazarında büyük bir pay sahibi olan Samsung, kısa süre önce satışa sunduğu yeni amiral gemisi modeli Galaxy S4 ile adeta fırtınalar estiriyor. İlk 5 günlük dilimde 4 milyon satarak "en hızlı satan Android telefon" olan S4, kısa süre önce gelen açıklama neticesinde de 10 milyonluk satış rakamına ulaştı bile.
Açıklanan özellikler, kullanılan malzemeler, kimi beklentilere uydu, kimi beklentilere ters geldi. Bunun üzerine firmadan açıklamalar geldi tabii, buna karşın kullanıcılardan da cevaplar gecikmedi. Yılın en çok beklenen amiral gemilerinden biri olan Samsung Galaxy S4, nihayet test merkezimize konuk oldu ve biz de ürünü enine boyuna inceledik. Bakalım telefon nasıl olmuş...
Aynı tasarım, farklı cihaz
Samsung Galaxy S4'ün tasarımı, selefi Galaxy S3 ve sonrasında çıkan phablet cihaz Galaxy Note 2 ile hemen hemen aynı. Kamera yerinden logonun olduğu yere, aşağıda yer alan tuş takımının tipine kadar hemen her şey aynı. Tasarım çizgilerinde Samsung'un yenilikçi bir yol izlediğini söyleyemeyiz, geleneksel görünümü kullanmaya devam etmiş, ancak farklılıklar var tabii. Nedir diyecek olursanız...
Örneğin Galaxy S3. 4.8 inç ekranı bulunan bu telefon, 8.6mm kalınlığında ve 133 gram ağırlığındaydı. Halefi Galaxy S4 ise, 5 inç ekrana sahip olmasına rağmen, 7.9mm kalınlığında ve 130 gram ağırlığında. Samsung dersini iyi çalışmışa benziyor anlayacağınız. Özellikler artırılmasına rağmen kalınlık ve ağırlık oranlarında artışların yaşanmaması güzel.

Samsung'un yeni amiral gemisi modelini test merkezimizde ağırladık.

Galaxy S4'ün 5 inç değerde, Full HD Amoled ekranı bulunuyor. 1920x1080 çözünürlük sunan bu ekran, 441ppi değerinde ve Gorilla Glass 3 ile kaplı. Bu da gösteriyor ki S4'ün ekranı, Gorilla Glass 2 kullanan Galaxy S3'e nazaran daha sağlam.
Elimize alıp baktığımızda, cihazımızın yan taraflarının alüminyum çerçeveyle kaplı olduğunu görüyoruz. Bu, 5 inçlik ekranın korunması adına ufak bir önlem olarak da görülebilir, tasarıma zenginlik kattığı da söylenebilir. Ancak uyaralım. Ufak darbelerde içe göçmeler ve metal yapıda bozulmalar yaşanabilir.
Cihazımızın sağ yan tarafında güç tuşu yer alırken, sol yan tarafında da ses seviyesini değiştiren tuşlar yer alıyor. Alt kısımda veri akışı ve şarj için microUSB girişi, üst tarafta hoparlör ve 2MP değerde ön kamera, tepede de kulaklık girişi yer alıyor. Arka kısıma geldiğimizde ise...
Samsung'un en çok eleştirilen yönlerinden biri, plastik malzeme kullanması. Galaxy S4 için de bu yönde söylentiler vardı ve bu söylentiler pek de memnun edici değildi. Daha sonra net bilgi veren Samsung yetkilileri, hem üretim maliyetinin düşmesi, hem de üretimin kolay olması açısından Galaxy S4'te de plastik malzeme kullanacaklarını söylemişlerdi. Ve şimdi...
Galaxy S4'ün arka kısmında plastik bir kapak yer alıyor. Bu kapak, cihazın hafifliği açısından önemli, ancak kötü yönlerine gelecek olursak; çabuk çizilebileceğini ve bir süre kullanımdan sonra avuç içinde terlemeye yol açacağından cihazın düşmesine sebebiyet verebileceğini söyleyebiliriz. Cihazın arkasındaki diğer detaylara bakacak olursak, üst tarafta 13MP değerde ana kamera ve flash ışığını, alt tarafta ise hoparlörü görüyoruz.
Bu arada, değiştirilebilir bataryaya sahip olduğunu belirtelim. Bahsettiğimiz plastik kapağı, minik bir hamleyle açabiliyoruz ve bizi, 2600 mAh değerde batarya, microSim kart girişi ve microSD kart girişi bekliyor. microSD kart girişi önemli, zira eğer 16GB'lık model kullanıyorsanız, işitsel ve görsel dosyalarınız için fazlasıyla yere ihtiyacınız olacak. Peki neden?

Galaxy S4, sistem dosyalarının kullanması için yaklaşık 8GB'lık alana ihtiyaç duyuyor. Hal böyle olunca, 16GB'lık alandan geriye yaklaşık 8GB'lık boş alan kalıyor, ki bu kullanıcıların canının sıkmış durumda. Samsung'u mail yağmuruna tutan teknolojiseverler, nihayet Samsung'dan olumlu bir yanıt alabilmişti. Samsung, şu an dahili depolama alanında daha fazla yer açabilmek için bir güncelleme üzerinde çalışıyor ve bunun muhtemelen önümüzdeki ay çıkması bekleniyor. Biliyorsunuz, Android işletim sistemli telefonlarda oyun ve uygulamaları sadece ana depolama alanına kurabiliyorsunuz. microSD kartlar, oyun ve uygulamalarda işinize yaramıyor.
İki işlemci bir arada
Android 4.2.2 işletim sistemiyle gelen ve TouchWiz arayüzünü kullanan telefon, menüler arası geçişlerden oyun ve uygulama çalıştırma performansına kadar hemen her konuda başarılı. Her hangi ciddi bir sorunla karşı karşıya gelmiyorsunuz. Zaten telefonun ekranındaki hassasiyet gayet üst seviyede. Sadece çıplak elle değil, eldivenle, hatta başka malzemelerle de kullanabiliyorsunuz. Mesela yaptığımız bir testte, birkaç kağıdı üst üste koyduk ve kağıt üzerinden telefonu kullanmayı denedik. Sonuç başarılıydı.
Oynadığınız birçok yeni oyunda, başka telefonlarda göremediğiniz özel efektleri ve minik görsel detayları Galaxy S4'te görebiliyorsunuz. Eh, ne de olsa önünüzde yılın en performansı Android cihazlarından bir tanesi var.
İncelediğimiz (ve ülkemizde de bulunabilen) bu Samsung Galaxy S4 modelinin kod adı GT-I 9500. Yani bu modelde Exynos 5 Octa'nın 1.6 GHz değerde Cortex A-15 ve 1.2 GHz değerde Cortex A-7 işlemcileri bulunuyor. İkisi de dört çekirdekli olan bu işlemciler, telefonun çalıştırdığı oyun ve uygulamaların performansına göre devreye giriyor. Güçlü uygulamaya güçlü işlemci, normal uygulamaya normal işlemci. Böylelikle az da olsa güç tasarrufu da sağlanıyor.
PowerVR SGX 544MP3 GPU'su kullanan telefon, amiral gemisi modellerde standart olduğu üzere 2GB değerinde RAM'e sahip.
Ek bilgi olarak belirtmemiz gerekirse, cihazın bir de GT-I 9505 kod adlı sürümü bulunuyor. Amerika başta olmak üzere birkaç ülkede daha satılan bu modelde Qualcomm'un Snapdragon S600 serisine mensup 4 çekirdekli 1.9 GHz işlemcisi kullanılıyor ve bu da Adreno 320 GPU'suyla destekleniyor.

Bazen kafa hareketleri her şeyi anlatmaya yeter
Galaxy S4, yüksek teknik özelliklerinin yanında, Samsung'un kendine özel bazı uygulama ve yöntemleriyle de geldi. Eğer geçtiğimiz aylarda New York'ta gerçekleştirilen Galaxy S4 lansmanını izlediyseniz, telefonun çoğu özelliğini ilk olarak orada görmüşsünüzdür. Galaxy S4'ün üzerinde ısı, ışık, nem, yakınlık gibi unsurlar da dahil olmak üzere birçok sensör bulunuyor. Bu sensörler, siz telefonu konuşmak için yakınlaştırmanızdan fotoğraf çekmenize, akıllı durdurma özelliğine kadar birçok işe yarıyor.
Akıllı durdurma demişlen, cihazın kafa ve aynı anda gözlerinizin hareketlerine göre tepkiler verebildiğini belirtelim. İsterseniz böylelikle ekranı yukarı veya aşağıya kaydırabilirsiniz. Ekrana bakmadığınız anda, ekran kapanır, video varsa otomatikman durur ve siz tekrar kafanızı ekrana doğru çevirene kadar da çalışmaz. Ayarlar kısmına gelerek, ekranı yukarı ve aşağıya kaydırmak için el hareketlerini de seçebiliyorsunuz. Galaxy S3'teki özelliğinin daha da geliştirilmişini görüyoruz.
Bir de dikkat çeken uygulamalar var. Mesela WatchOn sayesinde, kızılötesi yardımıyla evinizdeki uyumlu cihazlara bağlantı gerçekleştirebiliyorsunuz. Piyasanın en hızlı Android'lerinden olan S4, bir anda televizyonunuz için uzaktan kumanda görevi görüyor ve kanallar arasında zaplamanıza yardımcı olabiliyor.
SHealt sayesinde, yanınıza teknolojik bir yaşam koçu ekleniyor. Bu uygulamayı ilk açtığınızda; yaşınız, kilonuz, boyunuz gibi bilgileri yazıyorsunuz ve yapacağınız yürüyüşler, yakmanız gereken günlük kalori hakkında bilgilendiriliyorsunuz.
Bir diğer uygulama Group Play ise, S4'e sahip birden fazla kişinin aynı anda, aynı müziği dinleyebilmesini, aynı oyunu takip edebilmenizi sağlıyor. Bu sistemde bir cihaz ana merkez oluyor ve ondaki müzik, fotoğraflar veya oyun, kablosuz olarak diğer cihazların da ekranlarına aktarılabiliyor.

Aynı anda hem ön, hem arka kamerayla çekim
Telefonun arka kısmında flash ışığıyla birlikte yer alan 13MP değerde kamera, 30FPS'de 1080P video kayıt yapabiliyor. Yaptığımız testlerde, özellikle ışığın iyi olduğu yerlerde çok güzel fotoğraf ve video kalitesiyle karşılaştığımızı söyleyebiliriz. Akşam saatlerinde, özellikle ışığın azaldığı anlarda flash ışığını kullanmadan fena performans sergilemiyor. Yakın açılar için flash ışığıyla güçlü bir ışık kaynağı elde ediyorsunuz ve tüm detayları yakalayabiliyorsunuz. Ön kısımda yer alan 2MP değerdeki kamera da, "ön kameralar" klasmanında değerlendirdiğimizde başarılı işler çıkarıyor.
Tabii Galaxy S4'ün birçok çekim modu bulunuyor, ki bunları New York'taki ilk tanıtımda bayağı göstermişlerdi. Örneğin silgi modu mevcut; çektiğimiz bir fotoğrafta yer alan ve hoşumuza gitmeyen unsurları silebiliyoruz. İki kamerayı da aynı anda aktif ederek hem ön, hem de arka tarafı aynı kareye alabiliyoruz. Sadece yüz hatlarını düzeltme, aynı anda birden fazla fotoğraf çekerek en düzgününü belirleme, sesli fotoğraflar hazırlama, geçiş efektleriyle süslenmiş anı albümleri hazırlama, HDR modu ile tok renkler elde etme gibi pek çok seçeneğimiz de var.
Çıkarılabilir batarya
Akıllı telefonlarda en çok merak edilen unsurlardan biri de batarya ve bataryanın ne kadar süre şarj edilmeden kullanıcıyı götüreceğidir. Galaxy S4'te, çıkarılabilir 2600 mAh değerde batarya bulunuyor. Bu batarya, cihazın özellikleri ve yapabildikleri sonucunda 1 günlük performans sunabiliyor. Ancak, hemen her akıllı telefon için yapıldığı gibi şarj kablonuzu yanınızdan ayırmamanızda yarar var.


Sonuca gelirsek
Galaxy S4, şu an piyasada bulunan en performanslı Android telefonlardan bir tanesi. Hatta yapılan birçok performans testi itibarıyla da "en iyisi" konumunda yer alıyor. Bu performanslı yapısı ve 5 inçlik ekranı, özellikle oyun oynamak, video izlemek ve internette gezinmek için ideal. Fotoğraf ve video çekmeyi sevenler için 13MP değerde kamerası ve çekim modları da piyasanın en iyilerinden. 7.9mm kalınlığında ve 130 gram ağırlığında olarak selefi S3'ü geride bıraktığını ve birçok yeni amiral gemisinden bu konularda da daha iyi olduğunu ekleyelim.
Telefonun tasarımında radikal bir değişikliğin yapılmaması, belki de kullanıcıların yabancılık çekmemesi içindir. Ancak arka kapağın plastik olması, kısa süreli kullanımda bile terlemeye yol açtığı için risk doğurabiliyor. Ha bir de, Samsung'dan sistem dosyalarının kullandığı dahili hafıza oranını düşürmesini bekliyoruz.
Galaxy S4'ün 16GB'lık versiyonu ülkemizde 1.999TL'ye alıcılarını bekliyor.

10 Aralık 2012 Pazartesi

Nokia Lumia 920 Video İnceleme + video ...



Windows Phone 8 işletim sistemi ile gelen ve test etme imkanı bulduğumuz ilk cep telefonu, hatırlayacağınız gibi, HTC Windows Phone 8X olmuştu. Ve şimdi sıra yeni bir Windows Phone 8 canavarına, Nokia'nın Lumia 920'sine geldi...
Lumia 920, aslında en çok merak edilen cep telefonlarının başında geliyordu. Microsoft ve Nokia arasındaki Windows Phone anlaşması, ilk olarak Windows Phone 7 ile hayata geçirilmiş, ancak bu ilk çaba, her iki devin de beklediği kadar büyük bir başarı getirememişti. Gerek Nokia, gerekse Microsoft, bu gidişe son vermek için Windows Phone 8'e özel bir önem verdi. Verilen bu önemin en sağlam meyvesi ise, hep Lumia 920 olarak lanse edildi.
Şimdi gelin, bu çok merak edilen cep telefonunun bizlere neler sunduğuna, performansı ile ne kadar güçlü olabileceğine birlikte göz atalım...
Ağır ve büyük bir kasa
Nokia Lumia 920 testte! - Nokia'nın Lumia 920'si, kablosuz şarj istasyonu ile birlikte test merkezimizde! İşte test raporumuz.
Windows Phone 8'li bir telefon almak isteyenler, şu an için çok fazla alternatife sahip değil: HTC Windows Phone 8X ve Nokia Lumia 920. Doğal olarak bu test raporumuzda, iki telefonu sık sık karşılaştıracağız.
Öncelikle Lumia 920'nin kasasına göz atalım ve sonda söyleyeceğimiz şeyi başta söyleyelim: HTC 8X ne kadar ince ve kompakt bir tasarıma sahipse, Lumia 920 bunun tam tersini sunuyor. 8X, 4.3 inç'lik ekrana sahipken, Lumia 920'nin ekranı 4.5 inç. Ancak telefonun boyutları, bu 0.2 inç'lik farka göre oldukça fazla: 130 x 71 mm. Kalınlık ise, 12 mm gibi, yeni nesil üst düzey akıllı cep telefonlarında görmeye pek alışmadığımız bir değerde.
Bu büyük kasa, tabii ki ağırlıkta da kendini belli ediyor: Lumia 920, 188 gramlık, kayda değer bir ağırlığa sahip. 8X'in 135 gramlık ağırlığının yanında, Lumia 920 oldukça ağır bir telefon. Hatta 5.5 inç ekranlı, dev Android telefon Samsung Galaxy Note 2 bile, 180 gram ağırlığındaydı dersek, Lumia'nın gerçekten ne kadar ağır olduğunu daha iyi anlayabilirsiniz.
HTC 8X'de şikayet ettiğimiz fiziksel düğmeler, Lumia 920'de başarılı bir biçimde kasaya yerleştirilmiş. Kasa renginden farklı olan düğme renkleri, "bu düğme neredeydi" diye uğraşma derdinden bizleri kurtarıyor. Hepsi sağ kısımda olmak üzere, 3 fiziksel düğme bulunuyor Lumia 920'de: Ses ayarı, güç düğmesi ve kamera düğmesi. Üst kısımda kulaklık girişi ve micro SIM kart girişi, alt kısımda ise micro USB girişine yer verilmiş.
Lumia 920'yi tek elle kullanmak
Kasadan biraz daha bahsetmekte yarar var; çünkü 8X testimizde de söylediğimiz gibi, Windows Phone 8'li telefonları birbirinden ayıran en önemli şey, tasarımları. Lumia 920'yi ilk kez gören birisinin ilk söyleyeceği, ekranın altındaki dokunmatik 3 tuş için ayrılan alanın biraz fazla kaçtığı olacaktır. Gerçekten de, alt kısımda işlevsiz olarak kalan, büyükçe bir alan söz konusu. Kasanın bu denli büyük görünmesindeki en büyük rol de, zaten bu alana ait.
Her şeye rağmen, Lumia 920'nin tek elle kullanımı son derece sorunsuz. Tabii ki 8X'in sunduğu rahatlığı sunuyor diyemeyiz ama pek bir sorun yaşamadığımız da bir gerçek.
Kasa, parlak sert plastikten üretilmiş. Nokia, Lumia 920'de yekpare bir kasa kullanıyor. Yani değiştirilebilir batarya, bu telefonu satın alacak olanlar için de bir hayal. Farklı renk seçenekleri ile satışa sunulsa da, hangi rengi seçerseniz seçin, ekranın bulunduğu ön kısım hep siyah olacak. Sadece bu siyah kısmın etrafındaki ince bir alan, telefonun ön yüzünde rengini yansıtıyor.
Özetlemek gerekirse Lumia 920, sunduğu ekran büyüklüğüne göre ağır ve büyük bir kasaya sahip. Ancak telefonun genel tasarımı son derece başarılı ve boyutlar, kullanımı hiçbir şekilde olumsuz yönde etkilemiyor.
Donanımsal özellikler
Lumia 920'nin güçlü bir telefon olduğunu kimse inkar edemez. Telefonun işlemcisi, çift çekirdekli Qualcomm MSM8960 Snapdragon ve sunduğu hız 1.5 Ghz. Tüm güncel akıllı telefonlar gibi, Lumia 920'de de 1 GB RAM'e yer verilmiş. Yani telefonun kalbini oluşturan bu ikili, HTC 8X'in donanımı ile bire bir aynı.
Telefon ekranının 4.5 inç büyüklüğünde olduğunu daha önce söylemiştik. Bu ekran, IPS TFT teknolojisi ile üretilmiş ve kullanıcısına 768 x 1280 piksel çözünürlük sunuyor. Piksel yoğunluğu ise 335 ppi.
Ekran, Nokia'nın PureMotion HD+ teknolojisi ile destekleniyor. Bu teknolojinin getirdiği bazı artılar hemen dikkat çekiyor. Öncelikle ekran, ortama göre renkleri ayarlayabiliyor. Bu da, özellikle parlak ışık altında çok daha canlı renkleri görebilmemizi sağlıyor. Daha da önemlisi, Lumia 920'nin ekranı, daha önce hiçbir dokunmatik ekranda görmediğimiz bir şey sunuyor bizlere: Ellerimizde eldiven bile olsa, dokunmatik ekranı kullanabiliyoruz.
Kameralar ve depolama alanı
Lumia 920'de 2 adet kamera bulunuyor. Ana kamera 8.7 megapiksel çözünürlük sunuyor ve iki adet led'den oluşan flaşla destekleniyor. Ama daha önemlisi, kameranın lensinin, pek çok telefon kullanıcısının gıptayla baktığı Carl Zeiss Tessar olması. 3.264 x 2.448 piksel çözünürlüğe kadar fotoğraf çekimi yapabilen ana kamera, Nokia'nın PureView teknolojisi ile desteklenmiş. Nokia 808 ile tanıştığımız bu teknoloji, Lumia 920'de 41 megapiksel gibi bir çözünürlük sunmasa da, az ışıklı ortamlarda daha iyi çekimler yapılmasına, netlik sağlanmasına imkan tanıyor. En azından Nokia bize böyle diyor. Ne kadar doğru olduğunu kamera testlerimizde bulacaksınız. Kameranın video çekim modu ise, 1080p çözünürlüğü destekliyor.
Telefonun ön yüzündeki ikinci kamera, 1.3 megapiksel çözünürlüğe sahip ve 720p çözünürlükte video çekimi yapabiliyor.
Lumia 920'de bellek kartı desteği ne yazık ki yok. Bu destek 16 GB'lık HTC 8X'de de yoktu ve bu eksiği eleştirmiştik. Ancak Lumia 920'de 32 GB dahili depolama alanı bulunuyor ve bu yüzden, bellek kartının eksikliği pek hissedilmiyor.
Telefonda 802.11n/g/b/a Wi-Fi desteği, Bluetooth 3.1, NFC, GPS gibi son dönemin standart özellikleri da yer alıyor. Ama diğer telefonlarda bulunmayan önemli bir özellik daha var: Kablosuz şarj!
Kablosuz şarj için hazır mısınız?
Lumia 920'nin belki de en çok dikkat çeken özelliğine geldi sıra: Kablosuz şarj... Nokia, kablosuz şarj için özel bir şarj istasyonunu da, Lumia 920 ile birlikte satışa sunacak. Ayrıca yine, farklı markaların Nokia ile birlikte ürettiği, şarj istasyonu aparatları da aynı anda piyasaya sürülecek.
Lumia 920 ile birlikte hem Nokia'nın "çıplak" şarj istasyonu, hem de Fatboy'un ilginç aparatıyla birlikte gelen "giydirilmiş" şarj istasyonu test merkezimize konuk oldu ve biz de kablosuz şarjı test etme imkanı bulduk. Sonuçlara geçmeden önce, bu teknolojinin nasıl çalıştığını kısaca anlatmakta yarar var.
Yapılması gereken aslında çok basit: Şarj istasyonunu masanıza koyuyorsunuz ve beraberinde gelen adaptörle elektriğe bağlıyorsanız. Daha sonra telefonu istasyonun üzerine bırakmanız yeterli, Lumia 920 hemen şarj olmaya başlıyor. İstasyonun üzerindeki minik ışık, şarj işlemi boyunca yanıyor. Telefon şarj tamamen şarj olduğunda, bu minik ışık da sönüyor.
Fatboy ve Nokia'nın birlikte piyasaya süreceği istasyonun "çıplak" istasyondan farkı, bir yastığa benzemesi. Aslında bu "yastığın" içerisinde de aynı şarj istasyonu var. Ama Fatboy'un "yastığı", göze çok daha hoş görünmesini sağlıyor.
Şarj istasyonunun şarj etmek konusunda ne kadar başarılı olduğundan, biraz sonra ayrıca bahsedeceğiz. Öyleyse gelin, daha fazla uzatmadan test sonuçlarına geçelim...
Kamera ve ekran testleri
 Nokia Lumia 920 testte! - Nokia'nın Lumia 920'si, kablosuz şarj istasyonu ile birlikte test merkezimizde! İşte test raporumuz.
Lumia 920'nin ekranının bizlere neler sunduğunu önceki sayfalarda sizlerle paylaşmış; PureMotion HD+ teknolojisinden bahsetmiştik. Bu teknoloji, gerçekten fark yaratmayı başarıyor. Özellikle güneş ışığı gibi iyi aydınlanmış ortamlarda görülebilirlik son derece iyi, renkler kendilerini belli etmeyi başarıyor. Yansıma ise, büyük ölçüde sorun olmaktan çıkmış.
Ekranın sunduğu parlaklık değeri, testlerimizde 500 cd/m2'nin biraz üzerinde çıktı. 500 cd/m2 parlaklık sunan 8X'in SLCD2 ekranı ile benzer bir değer... Ama renklerin canlılığı ve keskinliği, 8X'den biraz daha iyi. Yine de, 8X testinde söylediğimiz gibi, Lumia 920'nin ekranının verebildiği renkler, Super AMOLED ekranların biraz gerisinde kalıyor.
Özetlemek gerekirse, Lumia 920'nin sahip olduğu PureMotion HD+ teknolojisi, IPS TFT ekranın bazı dezavantajlarını minimuma indirmeyi başarmış. Ama her şeye rağmen, en azından şimdilik, AMOLED'in sunduklarını tam anlamıyla sunabilen bir ekran teknolojisi yok gibi görünüyor.
Lumia 920'nin PureView destekli kamerası için söylenecek tek bir şey var: Kusursuza yakın... Neredeyse hiçbir telefonun kamerası için kullanmadığımız bu tabiri, Lumia 920'de rahatlıkla kullanabiliriz. Güneş ışığı altında çekilen fotoğraflardan bahsetmeye bile gerek yok; bir cep telefonunda kolay kolay göremeyeceğiniz kadar başarılı. Asıl önemli olan, kameranın yapay ışık veya düşük ışık altında bile aynı başarıya imza atabiliyor olması. Işık yetersiz bile olsa, PureView teknolojisi devreye girerek renklerin, keskinliğin, netliğin, kısacası bozulması beklenen hemen her şeyin bozulmasını engelliyor. Lumia 920'nin kamerası için söylenebilecek son söz, şu an için piyasanın tartışmasız en iyilerinden biri olduğu. Hatta, Nokia 808'i saymazsak, en iyisi demek bile abartı olmaz.
Batarya testi
Lumia 920, 2.000 mAH kapasiteli bir batarya ile geliyor. Bu batarya, 3G şebekesi üzerinde 7 saat 28 dakika kesintisiz konuşma süresi sunuyor. Bu süre, konu internet olduğunda 5 saat 30 dakikaya düşüyor. Tabi internet süresini yüzde 100 parlaklıkta ve kesintisiz olarak yaptığımızı da belirtmek isteriz.
Bu süreleri gelin, HTC Windows Phone 8X ile karşılaştıralım. 8X, 8 saat 4 dakika konuşma süresi sunuyordu. Lumia 920'nin bataryası bize yarım saat kadar daha az bir süre sunabiliyor. 3G internet bağlantısı süreleri ise hemen hemen aynı: 8X 5 saat 36 dakika dayanırken, Lumia sadece 6 dakika geride kalıyor.
Anlaşılabileceği gibi, her iki Windows Phone 8 modeli de benzer batarya süreleri sunabiliyor. Lumia 920'nin bataryası 2.000 mAH kapasiteye sahipken, 8X'in bataryası 1.800 mAH kapasiteye sahipti. Aradaki bu fark, Lumia 920'nin daha büyük ekranına gidiyor dersek, pek de yanlış konuşmuş olmayız.
Lumia 920'nin bataryası, sıfırdan tam dolu hale gelmek için 2 saat 42 dakikaya ihtiyaç duyuyor. Tabi bu süre, cihazın standart adaptörü ile söz konusu. Daha önce bahsettiğimiz kablosuz şarj istasyonunu kullanırsanız, süre 3 saat 2 dakikaya kadar çıkıyor. Arada 20 dakika fark olsa da, kablosuz şarj süresinin beklediğimizden çok daha az olması dikkate değer...
Performans testleri
Gelelim performansa... Eğer HTC 8X testimizi incelediyseniz, burada çok da farklı şeyler okumayacaksınız. Her iki telefonun da işlemcisi ve RAM miktarı aynı olduğundan, performans da neredeyse aynı. Windows Phone 8 işletim sistemi, Lumia 920 üzerinde de takılma olmadan, çok akıcı bir biçimde çalışıyor. Uygulamaların açılış hızı, sabırsız kullanıcıları bile rahatsız etmiyor.
Lumia 920'yi HTC 8X'den ayıran yönlerden biri de, birlikte gelen ön yüklü yazılımları. 8X, neredeyse "saf" bir Windows 8 sunarken, Lumia 920'de Nokia'nın pek çok ünlü yazılımı ve aracı hemen dikkat çekiyor. Bunlardan en önemlisi ise, hiç kuşkusuz Nokia'nın haritaları ve navigasyon yetenekleri.
Telefon, navigasyon uygulamasına ilk kez giriyorsanız, gerekli dosyaları indiriyor ve size yol göstermeye hazır hale geliyor. Çok beğendiğimiz bir diğer detay ise, Lumia 920'nin GPS uydularına sadece 5 saniye gibi kısa bir sürede kilitlenebiliyor olması.
Ön yüklü uygulamalardan burada teker teker bahsetmek istemiyoruz. Ama şurası bir gerçek: Lumia 920, mükemmel kamerasından sonra, navigasyon yeteneği ile de bizden tam not almayı başarıyor.
Tabii ki, Lumia 920'de de Microsoft'un Office paketi yerini almış durumda.
Sonuç
Nokia'nın yeni amiral gemisi Lumia 920, hiç kuşkusuz Windows Phone 8'li bir cep telefonu almaya karar veren kullanıcılar için en önemli alternatiflerden biri; belki de ilki. Microsoft'un yeni işletim sistemi için kesinlikle yeterli bir donanım, mükemmel bir kamera, kusursuz navigasyon ve etkileyici ekran, kolay kolay kimsenin hayır diyemeyeceği özellikler.
Lumia 920'yi almalı mıyız? Bu soruya cevap vermek için, iki konuda karar vermemiz gerekiyor. İlki, Windows Phone 8'e geçmeyi gerçekten istiyor muyuz? Bu soruya evet diyenleri bekleyen ikinci soru ise şu: İnce ve nispeten küçük ekrana sahip bir telefon mu, etkileyici ve büyük bir ekrana sahip ama ağır ve büyük bir kasa ile gelen bir telefon mu? Eğer tercihiniz ikinci telefonsa, aradığınızı sadece Lumia 920'de bulacaksınız. Ama ince modeller daha çok hoşunuza gidiyorsa, şu anki tek alternatifiniz HTC Windows Phone 8X. Her iki telefon da benzer özellikler sunduğu için, vereceğiniz son kararı küçük detayların ışığında vermek zorunda olduğunuzu unutmayın.
Son olarak küçük bir not: Lumia 920, 1.649 TL karşılığında satışa sunuluyor. Kablosuz şarj istasyonlarının fiyatları ise, "çıplak" model için 129 TL, Fatboy içinse 179 TL olarak belirlenmiş...

Not: www.chip.com.tr ve www.shiftdelete.net 'ten alıntıdır.

Samsung Galaxy S3 Video İnceleme + video



Akıllı telefon pazarında yeni bir standart var artık! Parlak ve keskin görüntüler, dört çekirdekli işlemci, çok kaliteli bir kamera ve mantıklı sayılabilecek kadar uzun pil ömrü. İşte test merkezimizi ziyaret eden Samsung Galaxy S3 bize bunları vaat ediyordu. Biz de bu yeni oyuncuyu mercek altına aldık ve vaatlerinin ne kadarını gerçekleştirdiğini, ne kadarının başka bir bahara kaldığını test ettik.

Samsung Galaxy S3 ile gelen yeniliklerden ilki gövde malzemesi olarak polykarbonat kullanılmış olması. Evet, bu malzeme gerçekten kolay kolay çizilmiyor ve çok dayanıklı, ama yine insana plastik hissi veriyor. Metal parçalara sahip olan (ve bu yüzden de epey ağır olan) iPhone 4S veya HTC One S'den bu açıdan hemen ayrılıyor. Buna ek olarak Samsung bu üründe de geleneğini bozmamış ve ön panelin hemen hemen tamamını ekrana ayırmış. Bu sayede cebinizde akıllı telefon kategorisi için "dev gibi" diyebileceğimiz bir ekran taşıyorsunuz. Büyük ekranın en büyük artısı ekrana daha çok şey sığdırabilmek ve daha iyi bir görüntü kalitesi elde etmek. En büyük eksisi ise bundan böyle telefonunuzu tek parmak ile kullanmaya elveda diyecek olmanız. Elbette "dev gibi" elleriniz yoksa...

İnce polykarbonattan yapılmış olan arka kapağı tırnak ile kanırtıp açtıktan sonra hemen şaşırıyorsunuz, çünkü Samsung Galaxy S3 mikroSIM kullanıyor. Yani, eğer eski telefonunuzda klasik bir SIM kart varsa, bu telefona takıp hemen kullanmaya başlamayı hayal etmeyin. Ya köşe başındaki telefoncuya gidip kestirmek ya da operatörünüze gidip yeni bir SIM kart almak gerekli. Samsung Galaxy S3'ün mikroSD yuvası 64 GB'a kadar olan kartları okuyabiliyor. Depolama alanına bulutta 50 GB eklemek mümkün. Samsung 50 GB dropbox alanını iki yıl boyunca ücretsiz olarak veriyor.
Performans
Samsung Galaxy S3 test merkezimizde HTC X One'dan sonra ağırladığımız ikinci dört çekirdekli işlemci kullanan akıllı telefon. Samsung'un Exynos-4412 işlemcisinin rakiplerinden daha yüksek performans gösterdiğini gördük. İşletim sistemi işlemci gücünü otomatik olarak ayarlıyor, yüksek performans isteyen uygulamalara tüm çekirdekleri verirken daha basit uygulamalarda tek ya da çift çekirdek çalıştırarak güç tasarrufu yapıyor. Birkaç istisna dışında bu sistemin Samsung Galaxy S3 üzerinde mükemmele yakın çalıştığını gördük. Uygulamalar ve oyunlar arasında geçiş, videodan videoya atlamak sıfır sorun çıkartıyor. Uygulamalar tabiri caiz ise "şak" diye açılıyor. Hissettiğimiz tek duraklamayı uygulamaların ortasında Home tuşuna basıp ana ekrana dönerken yaşadık. Ama benchmark testlerimiz Samsung Galaxy S3'ün işlemci performansını kusursuz olarak nitelendirdi.

Samsung Galaxy S3 özellikle internet uygulamaları, özel olarak da internette sörf yaparken kullanıcı çok mutlu edecek. Hem kablosuz ağ performansı hem de 3G performansı çok başarılı. Android 4 ile beraber gelen web tarayıcısında bulunan çift dokunuş ile zoom yapmada yaşanan problem maalesef Samsung Galaxy S3 modelinde de devam ediyor.
Yenilikler
Şimdi sırada Samsung Galaxy S3 ile beraber gelen yeni özelliklere göz atmak var. iPhone ile gelen ve çok sükse yapan Siri'nin bir benzeri olan ve telefonu sesle kontrol etmeye yarayan S Voice Control henüz Türkçeyi desteklemiyor ancak İngilizcede epey başarılı. Elbette testlerimizde ağzımızı yüzümüzü büzüp doğal İngilizce konuşmaya çalıştık, anlayabilmesi için epey uğraşmak zorunda kaldık ama bu özelliğin Türkçe sürümü gelmeden üzerinde fikir yürütmenin doğru olmayacağını düşünüyoruz. Türkiye'de hiç kimsenin telefonunu eline alıp "open chip online" diyeceğini düşünmüyoruz laf aramızda...

Büyük ekranlı bir telefonun en büyük özelliği kendisini bir bilgisayar sanması. Bunu da nereden anlıyoruz? Samsung Galaxy S3 ile gelen Picture-in-picture özelliğine bakıyoruz... Diyelim ki tam ekran video seyrediyorsunuz. Videonun görüntüsünden çok sesi sizi ilgilendiriyorsa (örneğin Podcast seyrediyor olabilirsiniz) sağ alttaki düğmeye basarak videoyu küçültebiliyor ve örneğin internette sörf yapmaya başlayabiliyorsunuz. Ama bu özellik sadece telefonun belleğindeki yani offline videolar için geçerli, YouTube veya benzeri sitelerden stream edilen video içeriğinde çalışmıyor.

Uzun lafın kısası, S3'ün "yepyeni" özelliklerinin çoğu biraz aceleye getirilmiş. Sesli kontrol fena değil ama Türkçe'de ne olacağı meçhul, Picture-in-picture sadece offline videolarda çalışıyor, otomatik ekran kapama pek reklamlardaki gibi değil. Görünüşe bakılırsa rakiplerin önüne geçmek için geliştirme ekibinin aklına gelen her fikir telefona sokuşturulmuş. Bu fikirler biraz daha olgun hale geldikten sonra uygulamaya sokulsaydı S3'ün diğer Android telefonlar arasında zirveye oturması işten bile olmazdı.
Ekran, kamera, tuşlar ve pil
4,8 inç Super-AMOLED ekran, 1.280 x 720 Pixel. Rakamlar etkileyici ama ekran parlaklığı biraz zayıf. Yine de kontrast, renk alanı ve ışıma ölçümleri optimal sonuç verdi. Ancak teknik testleri bir kenara bırakırsak, kullananların hepsi görüntüden son derece memnun. Kameranın günışığı ve karanlıkta yaptığı çekimler muhteşem. Renkler güçlü, netlik harika. Ancak yapay ışık için aynı şeyi söylememiz mümkün değil. Hatta elde ettiğimiz sonuçlar S2'nin bile altında. Zayıf ışıkta flaş kullanmazsanız çamur gibi resimlerle karşılaşabiliyorsunuz ama genelde idare eder diyelim. Full HD video kamera ile günışığında yapılan çekimler oldukça başarılı. Bir başka övgüye değer nokta da S3'ün müzikçaları. Pakete dahil olan son derece yüksek kaliteli kulakiçi kulaklıklar ve preset ayarlar sayesinde muhteşem bir müzik performansı elde ediyorsunuz.

Android 4'ü sanal tuşlarla değil, Samsung'larda artık alıştığımız şekilde Home, Menü ve Geri Dön tuşları ile kontrol ediyorsunuz. S3'te "Recent Apps-Son uygulamalar" tuşuna yer verilmemiş. Son kullanılan uygulamalara, Android 4 güncellemesi yapılmış S2'lerdeki gibi Home tuşuna uzun basarak ulaşıyorsunuz. Android 4 ile gelen bir yenilik, uygulama ve widget menülerindeki genel görünüm seçeneği. Her ikisinde de çift dokunuş ile zoom yaparak bütün ekranların genel görünümüne ulaşmak mümkün. Hızlı erişim menüleri geliştirilirken galiba HTC'den "esinlenilmiş". Ama bunların dışında TouchWiz 4 ile karşılaştırıldığında pek yenilik yok. Yeni klasör oluşturmak için menü tuşunu kullanıyorsunuz. İki uygulama simgesini birbirinin üstüne çekip bırakamıyorsunuz. Diğer telefonlardan alıştığımız Hub hizmeti S3'te de mevcut. Game Hub ve Video Hub'da çeşitli oyun ve film seçenekleri bulunuyor. Music Hub ise parçalarınızı çevrimiçi olarak kaydetmenizi sağlıyor ve streaming hizmetine erişim sunuyor. Ancak bu hizmet paralı. Yeni TouchWiz'in kullanımı çok kolay ve eski sürümlerin bütün avantajlarına sahip. Ama bizce Android 4'lü telefonlar içinde en rahat kullanım yine HTC'nin Sense arayüzünde.

S3'ün pili, 7 saat konuşma süresi sağlıyor. Bu süre, ekranın tam parlaklıkla kullanılması halinde 6 saate iniyor. Bu, küçük ekranlı bir telefonun kullanım süresine denk ve böyle büyük bir ekran için gereken enerji gözönüne alındığında gayet tatminkâr. Konuşma kalitesi ise durumdan duruma fark ediyor. Cep telefonunda ses çok net ancak karşı taraf sabit hat kullanıyorsa sesi kesik kesik duyabiliyor. S2'ye oranla en büyük ilerleme hoparlörle konuşma. Halen istenilen seviyeye ulaşmamış olsa da ses kalitesinin çok daha iyi olduğu söylenebilir.
Sonuç
Samsung en yeni telefonuyla yine bir adım öne geçmeyi başarmış. S3 çok büyük yenilikler sunmasa da, her yönüyle "düzgün" bir telefon. Gelen yeni özellikler de, daha önce değindiğimiz gibi biraz ham. Ama yine de bir akıllı telefondan bekleyeceğiniz her şeyi S3'te bulabilirsiniz. Güçlü ekran, etkileyici performans ve uzun pil ömrü, S3'ü akıllı telefon listemizin başına yerleştiriyor. Bildiğiniz gibi Samsung şu anda dağıtım sorunlarıyla boğuşuyor, ancak en geç Haziran ortasında yaklaşık 2.000 TL'ye satışa sunulacak.

Alternatif
S3'ün alternatifi Tayvan'dan geliyor. S3'ün ekranı sizin için fazla büyükse HTC One S'i öneriyoruz. S3 gelene kadar listemizin tepesinde yer alan bu telefon rahat kullanımı, kusursuz işçiliği, mükemmel performansı ve kaliteli ekranı ile etkileyici bir portre çiziyor. Makul fiyatı ile de S3'e göre oldukça ucuz. Ancak Galaxy S3 büyüklüğündeki hiçbir Android 4'lü telefon, S3'ün performans ve pil ömrüne sahip değil.
Not: www.shiftdelete.net/ ve www.chip.com.tr 'den alıntıdır.